Sık arananlar

SOS beslenme yaklaşımı nedir? Nasıl uygulanır, kanıtlar ne diyor?

SOS (Sequential Oral Sensory) yaklaşımı, seçici yiyen çocuklar için en çok bilinen yöntemlerden biri. Basamaklarını, seanslarda neler yapıldığını ve araştırmaların ne söylediğini tarafsızca anlatıyoruz.

Bu yazıda neler var? (5 başlık)
  1. SOS yaklaşımını kim geliştirdi?
  2. Yemeğe giden basamaklar
  3. Bir SOS seansında neler olur?
  4. Araştırmalar ne diyor?
  5. Bu bilgi aile olarak sizin için ne anlama geliyor?

Adını ilk kez duyan ebeveynler çoğu zaman bir acil durum işareti sanıyor, ama SOS’un bununla ilgisi yok. Sequential Oral Sensory, yani “sıralı ağız-duyusal” yaklaşımın kısaltması. Seçici yiyen çocuklar için dünyada en çok bilinen beslenme terapisi yöntemlerinden biri.

SOS yaklaşımını kim geliştirdi?

SOS, Amerikalı çocuk psikoloğu Dr. Kay Toomey tarafından, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, diyetisyen ve hekimlerden oluşan bir ekiple birlikte geliştirildi. Yaklaşım; duyusal, motor, gelişimsel, tıbbi ve beslenme boyutlarını bir arada ele almayı hedefler.

SOS’un temel varsayımı şudur: Yemek yemek, insanın yaptığı en karmaşık işlerden biridir. Bazı çocuklar için bu karmaşıklık ezici olabilir. Bu çocukları yemeye zorlamak yerine, yemeği küçük ve başarılabilir adımlara bölmek gerekir.

Yemeğe giden basamaklar

SOS’ta yemek yemek, aslında 32 basamaklı bir merdiven olarak tarif edilir. Bu basamaklar altı ana grupta toplanır:

  1. Tahammül etmek: Besinin aynı odada, aynı masada, sonra kendi tabağında durmasına katlanabilmek.
  2. Etkileşim: Besine bir araçla dokunmak, karıştırmak, servis etmek.
  3. Koklamak: Besinin kokusunu almak.
  4. Dokunmak: Önce parmak ucuyla, sonra elle, ardından yüze, dudaklara, dişlere ve dile dokundurmak.
  5. Tatmak: Dille tatmak, ısırıp tükürmek, bir süre ağızda tutmak.
  6. Yemek: Çiğneyip yutmak.

Bu basamakları evde nasıl kullanabileceğinizi Bakmaktan tatmaya: Yeni bir besinle tanışmanın basamakları yazımızda örneklerle anlattık.

Bir SOS seansında neler olur?

Klasik bir SOS seansı genellikle küçük bir grup ya da birebir olarak yapılır ve şu akışı izler:

  • Hazırlık: Çocuğun vücudunu ve dikkatini hazırlamak için hareketli bir etkinlik ve el yıkama gibi bir rutin.
  • Sofraya geçiş: Masada sırayla besinler tanıtılır. Genellikle çocuğun rahatça yediği bir besinle başlanır, sonra dokusu, rengi ya da tadı biraz farklı olan besinlere geçilir.
  • Oyunla keşif: Besinlerle kule yapmak, havuç dilimlerinden tren yapmak, ısırık izinden şekil tahmin etmek gibi oyunlar.
  • Temizlik: Besinler çocuğun da katılımıyla toplanır. Temizlik, seansın doğal kapanışıdır.

Terapist, çocuğu asla yemeye zorlamaz. Çocuğun bir basamak ilerlemesi bile başarı sayılır.

Araştırmalar ne diyor?

Burada dürüst olmamız gerekiyor. SOS klinikte çok yaygın kullanılsa da etkinliğini gösteren araştırmalar oldukça sınırlı:

  • 30-92 ay arası 34 çocuğun dosyalarını geriye dönük inceleyen bir çalışmada sonuçlar karışıktı. Bir grup çocukta belirli besin türlerinde ilerleme görülürken, yaklaşık yarısında belirgin bir olumlu eğilim görülmedi (Benson ve ark., 2013).
  • Otizmli altı çocukla yapılan küçük bir karşılaştırma çalışmasında, davranışçı (ABA) yaklaşımla yeni besin tüketimi artarken, değiştirilmiş SOS uygulamasında artış görülmedi. SOS’tan yanıt alamayan çocuklar sonradan davranışçı yaklaşıma geçtiğinde onlarda da artış oldu (Peterson ve ark., 2016).
  • Ergoterapi öğrencilerinin hazırladığı kanıt değerlendirmeleri, SOS lehine kanıtların sınırlı ve tutarsız olduğu, randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulduğu sonucuna varıyor.

Bu bulgular SOS’un işe yaramadığını göstermez. Gösterdiği şey, henüz yeterince araştırılmadığıdır. Çalışmaların çoğu çok küçük ve farklı çocuk gruplarıyla yapılmış.

Yoğun ve multidisipliner beslenme programlarını inceleyen bir meta-analiz ise, ağır beslenme bozukluklarında davranışçı ilkeleri içeren ekip yaklaşımlarının en güçlü kanıta sahip olduğunu gösteriyor (Sharp ve ark., 2017).

Bu bilgi aile olarak sizin için ne anlama geliyor?

  • SOS’un baskısız, oyunlu ve basamaklı yaklaşımı, evde uygulanabilecek güvenli ilkeler içerir.
  • Çocuğunuzun beslenme güçlüğü ağırsa, kilo ya da büyüme sorunu varsa, tek bir yönteme bağlı kalmak yerine farklı uzmanların birlikte çalıştığı bir değerlendirme isteyin.
  • Bir terapiste “Bu yöntemi neden seçtiniz, ilerlemeyi nasıl ölçeceğiz?” diye sormak tamamen yerinde bir sorudur.
  • Takip için yeni besin tanıştırma tablomuzu kullanabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Toomey KA, Ross ES. SOS Approach to Feeding. Perspectives on Swallowing and Swallowing Disorders. 2011;20(3):82-87.
  • Benson JD ve ark. A retrospective analysis of the Sequential Oral Sensory feeding approach in children with feeding difficulties. J Occup Ther Sch Early Interv. 2013;6(4). doi:10.1080/19411243.2013.860758
  • Peterson KM, Piazza CC, Volkert VM. A comparison of a modified sequential oral sensory approach to an applied behavior-analytic approach in the treatment of food selectivity in children with autism spectrum disorder. J Appl Behav Anal. 2016;49(3):485-511.
  • Sharp WG, Volkert VM, Scahill L, McCracken CE, McElhanon B. A systematic review and meta-analysis of intensive multidisciplinary intervention for pediatric feeding disorders: how standard is the standard of care? J Pediatr. 2017;181:116-124.
  • Freeman, Reedy, Schalow. Critically Appraised Topic: SOS Feeding Approach. University of Wisconsin–La Crosse, Ergoterapi Programı; 2016.

Sık sorulan sorular

SOS evde uygulanabilir mi?

SOS'un temel fikirleri, yani baskıyı azaltmak, besini küçük basamaklarla tanıştırmak ve oyunla keşfetmek, evde güvenle kullanılabilir. Yapılandırılmış bir SOS programı ise genellikle bu yaklaşımla eğitim almış bir terapist tarafından planlanır.

SOS ile ABA arasındaki fark nedir?

SOS, çocuğun kendi isteğiyle duyusal basamaklarda ilerlemesine dayanır ve çocuğu yemeye yönlendirmez. Davranışçı yaklaşımlar (ABA) ise yeni besini kabul etmeyi belirli ödüller ve sistematik adımlarla öğretir. İki yaklaşım farklı varsayımlara dayanır; hangisinin uygun olduğu çocuğa ve beslenme sorununun nedenine bağlıdır.

SOS ne kadar sürer?

Yaklaşımın geliştiricisi, sonuçların görülmesi için genellikle en az 12 haftalık bir program önerir. Süre çocuğun durumuna göre değişir.

Bu rehber işinize yaradıysa, ihtiyacı olabilecek bir ebeveynle paylaşın.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Sorunlarınız için lütfen bir sağlık profesyoneline başvurunuz.Sorumluluk reddi